Yalova’nın Camiye Değil Kütüphaneye İhtiyacı Var

22 Eylül 2020 11:55

Yalova İl Halk Kütüphanesi, 1982 yılında Halk Eğitim Merkezi binasında açılmıştı.



Kütüphane, daha sonraki yıllarda Safa Yılmaz Tüzünataç’ ın Bahçelievler Mahallesi Gür Sokak’ ta şartlı bağışladığı üç dairede İl Halk Kütüphanesi olarak hizmet verdi. Ancak belirlenen alan giderek gelişen kütüphane için yetersiz kalıyordu.

1999 Gölcük depreminden sonra, Avrupa Birliği fonlarından, (Millî Eğitimin ihtiyacı için değil) halkın eğitimi amacıyla kullanılmak üzere bir para gönderildi. O dönem, istenen özellikte yeni bir yer bulmak ve yeni bir imar çıkarmak oldukça zordu.

Şehit Ömer Faydalı Caddesi üzerinde bulunan Selahattin ve Risalet Demircioğlu İlköğretim Okulu’ nun bahçesinin Arboretum arazisine doğru genişletilmesine karar verildi. Belirlenen arazi içine okulun ek binası olacak ve halkın eğitimi amacıyla kullanılacak şartı da gözetilerek iki katlı bir bina yapıldı.

İl Halk Kütüphanesi, bu yeni yapılan iki katlı binaya nakledildi.

Kütüphanenin çocuk bölümü aynı yerde kaldı ve “Safalı Yılmaz Çocuk Kütüphanesi” olarak hizmet verdi.

Şehit Ömer Faydalı Caddesi üzerinde, Arboretum arazisine yapılan binanın giriş katı kütüphane olarak kullanılırken, ikinci kat İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından kullanıldı.

Bir süre sonra kütüphanenin üst katı yeni kurulan Yalova Üniversitesi Rektörlük binası oldu.

2013 yılında hizmet verdiği binadan çıkartılan İl Halk Kütüphanesi, tekrar Safalı Yılmaz Tüzünataç Çocuk Kütüphanesine taşındı.

Kütüphane, 2014 yılında Defterdarlık Milli Emlâk Müdürlüğü tarafından Yalova İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne tahsis edilen Süleyman Bey Mahallesi, Kurtuluş Sokak No:3 adresinde bulunan binaya taşındı.

Halen binanın üst katında Yalova İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, zemin ve birinci katta kütüphane hizmet vermektedir.

Yeni mekân çok dar ve sıkışık salonlara sahip...

Üstelik üniversite öğrencileri çalışmak için okuma salonlarını doldurunca, herhangi bir konuda inceleme yapacak araştırmacılara yer kalmıyor.

Kütüphanelerin ders çalışma yeri olmaması gerekir.

Üniversite öğrencileri için kendi okulları civarında uygun yerlerde okuma ya da ders çalışma yerlerinin plânlanması ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Yalova’ nın artık donanımlı, manzarası olan, önünde veya arkasında araç park yeri bulunan büyük ve modern bir kütüphaneye ihtiyacı var.

Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü sınırları içinde, deniz kenarına bir cami yapma düşüncesi kanaatimce hiç doğru değildir.

Sırf denizden görülsün diye yani gösteriş için cami yapılmamalıdır!

O bölgede camiye ihtiyaç yoktur.

Eğer camiye ihtiyaç varsa, yıkılan Kubbeli Cami cemaati için, Yalova Valiliği yeni yerine taşındıktan sonra, eski valilik binası arazisine bir cami yapılabilir.

Eğer Yalova Belediye binası da yeni bir yere taşınacaksa, onun emniyetsiz olduğu düşünülen binası yıkılıp yerine modern bir kütüphane yapılabilir.

Ama her ne şekilde olursa olsun, Araştırma Enstitüsü arazisi kuruluş amacı dışında kullanılmamalıdır!

***

GÜNÜN SÖZÜ:

“Ortada kabullenemediğiniz bir durum varsa ve siz de buna sessiz  ve tepkisiz kalıyorsanız; bu durumu kabullenmişsiniz demektir!”

***

Gemi mühendisi Mehmet Ali Ergöz’ün anılarından küçük bir bölümü tek kelimesine dokunmadan sizlerle paylaşıyorum:

Yıl 1985: İzmir’e yük getiren Yunan bandralı gemide başmühendis mide kanaması geçirdiği için hastaneye kaldırılmış. İşe davet ettikleri için görev aldım. Gemide tek Türk, başmühendis olarak benim. Bir sohbet esnasında, gemi kaptanı (Adı Kosta’ydı.) gümrükte fotoğraf makinesinin mühürlü kamaraya kilitlendiğini ve bu duruma çok üzüldüğünü söyledi. Makine yanında olsaydı ne yapacaktın diye sordum. Oğlu istediği için, Kordon’daki Atatürk Anıtı’nın resmini çekeceğini söyledi. Şaşırmıştım.

“Atatürk size tarihinizin en büyük darbesini vuran komutandı, neden onun resmini çekmeyi düşünüyorsunuz?” dedim.

Şu cevabı verdi;

“Biz, emperyalizmin emrinde haksız ve işgalci olarak Anadolu’ya geldik. Uçurumdan aşağı yuvarlanırken Atatürk sizi uçurumun kenarından alıp, özgür uluslar arasına modern bir ulus olarak kattı. Bunu yaparken, insanlık tarihine ezilen ulusların kurtuluşuna örnek olan, yeni bir deneyim kazandırdı. Onlara, özgürlükleri için mücadele ederlerse kazanacaklarını öğretti. Atatürk, bu nedenle bizim için de değerlidir.”

Bu cevap nedeniyle, etkisini hayatım boyunca taşıdığım bir duygu yoğunlaşması yaşamıştım.

***

TÜRKİYE CUMHURİYETİ' NİN KURUCUSU GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK' ÜN MADDÎ VE MANEVÎ ŞAHSİYETİNE YAPILAN DOLAYLI- DOLAYSIZ HER TÜRLÜ SALDIRIYI NEFRETLE KINIYORUM.

ATATÜRK DİYOR Kİ:

“NE MUTLU TÜRK’ ÜM DİYENE!”

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (2)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle