Muhteşem Beşyıl Hikayesi

18 Mart 2011 05:00



Hikayeyi hep başkaları mı anlatacak, bu sefer de ben anlatayım. Hem de el emeği, göz nuru bir hikaye.

Bir varmış bir yokmuş,
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde,
Pireler berber iken, develer tellal iken,
Ben ebemin beşiğini, tıngır mıngır sallar iken,
Ülkenin birinde, tek il belediye başkanlığını kazanan bir başkan varmış.
Gel zaman git zaman, bu başkan bir dahaki seçime aday değilim derken, bir anda ne olduysa, sonraki seçimin hesabını yapar olmuş.
Bunun için de daha önce kapısını çaldığı, ama elinde adaylık formuyla kala kaldığı partiye yanaşmaya karar vermiş.

Halbuki bu seçim kazanılırken, meydanlarda, iktidar partisi mensubu olmaya gerek olmadığı, bunun en güzel örneğinin Eski bir şehrin belediye başkanlığını anlatır olmuş.
İşin daha da ilginci, bu başkan, daha önce aday adayı olduğu partinin, kendi kırmızı çizgilerini aştığını, onun için kesinlikle o partiden aday olmak gibi bir düşüncesinin hiç olmayacağını da, çokça anlatmış.
Ama siyaset bu, iktidar partisine dersini versin diye oy toplayıp başkan olmayı başaran siyasetçi, şimdi sırf iktidar partisinin adayını seçmemek için kendisine oy veren 19.184 kişinin seçimini, tercihini, hiçe sayıp, kenar kenar iktidar partisine yanaşmaya başlamış.
Bunun içinde kılıfı hazılamış. Kılıf, genel seçimde, en hayırlı adaya destek vermek için bağımsız kalmayı tercih etmekmiş.

Bunu duyan vatandaş, açmış kitabı, bakmış belediye başkanlarının görevleri içinde, milletvekilliği seçimlerinde aday olacak adayı desteklemek gibi bir görevi olup olmadığına. Sonra da düşünmüş, ulan bu belediye başkanları, genel seçimde milletin atadığı vekil adaylarına mı hizmet etmeli, yoksa milletin kendisine mi diye, almış bir düşünce.

Bu durumu vatandaş yemiş mi peki, yememiş.
Ama bununla da bitmemiş pazarlıklar başlamış.
Sadrazzamın sol t.., pardon bu Muhteşem Yüzyıl hikayesiydi, ben yerel Muhteşem Beşyıl’ı anlatıyordum.

Başkanın adamları da rahat durur mu, başlamışlar hesap kitap yapmaya.
Çoşkun bir Temel atma töreni yapabilirsek, iktidar partisine geçelim diyenlerle, bir şekilde kapağı atalım da, nasıl atarsak atalım diyenler kafa kafaya vermişler.

Ha bu arada, bu başkanın adamları da, başkanın seçildiği seçimlerde ortada hiç gözükmemişler. Çünkü halk onlardan hoşlanmaz, eğer onlar yine varsa, biz sana oy vermeyiz demişler.
Başkan bu, yılların kurt siyasetçisi, halkını kırar mı? Aynı 1 kişi otostop çekip de, araba durunca, çalıların arkasından 3 sapın daha çıkması gibi bir çözüm bulmuş başkan.
Demiş ki amman ha ortalıkta, benim yanımda gözükmeyin, halkın arasına karışmayın, bana destek verir gözüküpte, benim yoluma taş koymayın.

Böylelikle başkan, ben onlarla yollarımı ayırdım havası yaratıp, bir güzel insanları kandırmış. Seçimlerden sonra da, bu dalkavuklara bir sürü güzel makamlar, görevler vermiş.

O zaman bir kısım halkını kandıran başkan, bugün 19.184 kişi kandırmak çok mu diye düşünüp, kendi siyasi geleceğini, istikbalini düşünerek, köçeklere taş çıkarırcasına başlamış çiftetelli oynamayaaaaaa.

Tarihe, karaya oturtulan gemiye, kat çıkma izni vermek gibi absürd bir kararla geçen belediye, tarihe öyle geçilmez böyle geçilir diyerek, sanırım halkı şaşırtmaya devam edecek.

Masalın sonu henüz belli değil.
Bakalım kimler erecek muradına, kim çıkacak kerevetine, hep beraber yaşayıp göreceğiz.



Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle