Mağusa Limanı, Limandır..

27 Kasım 2017 07:51

1974 yılında, Kıbrıs’ta yaşayan Türk soydaşlarımıza, Rumların başlattığı katliam ve soykırımı durdurmak için Türkiye garantörlük hakkını kullanarak adaya çıktı.



O tarihte CHP-MSP Koalisyon Hükümeti vardı ve Başbakan rahmetli Bülent Ecevit, Başbakan Yardımcısı ise rahmetli Prof.Dr.Necmettin Erbakan idi.

Düzenlenen harekata “Barış Harekatı” denilmişti. Zira Türkiye, bu harekat ile hem Kıbrıs’taki soydaşlarını kurtarmış hemde Yunanistan’daki askeri cuntanın devrilmesine ve tekrar demokrasiye dönülmesini sağlamıştı.

Barış harekatından sonra BM, Yunanistan ve Kıbrıs Rum kesimi ile yıllarca süren görüşmelerden bir sonuç çıkmayınca, Kasım 1983’te, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti kısaca KKTC kuruldu ve ilk Cumhurbaşkanı rahmetli Rauf Denktaş seçildi.

1974 yılından beri 43 yıl geçmesine rağmen bugün halen Kıbrıs sorunu konuşuluyorsa bu Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin izlediği dış politikaların yanlışlığındandır. Aslında sorun Kasım 1983’te KKTC kurularak bitirilmişti. Tek yapılacak şey, Türkiye’nin kararlı dış politika ile KKTC’yi önce Türki Cumhuriyetlerine ve tüm İslam coğrafyasına tanıttırması idi ama bunu yapamadık.

Yeri geldiğinde birşeylerin lideri olduğumuzu iftihar ile söylüyoruz ama sonuç ortada! Sadece kendimizi kandırıyoruz.

1900 yıllarından itibaren, Osmanlı tebasındaki müslüman halk ve Türkler, Ege adaları ve Girit’i terk ederek, arkalarında binlerce ölü bırakarak Anadolu’ya sığınmışlardı. Aynı sonucu elde etmek için Kıbrıs’ta da benzer politikalar izlendi. Bilindiği gibi, Osmanlı, 93 Harbinde çok ağır bir yenilgi aldı. Padişah 2.Abdülhamit, Ruslar tarafından dört bir taraftan sıkıştırılınca, kurtuluşu İngilizlerde buldu ve Kıbrıs adasını İngilizlere kiraladı.

Kıbrıs’ta bize anlatılanlara göre, Rumlar sistematik bir politika ile şehirlerde yaşayan ve Türk halkına önderlik edebilecek kişileri, ceplerine para konularak ve ellerine vize verilerek ülkeden uzaklaştırmaya çalışmışlar.

Kıbrıs ile ilgili bu bilgileri verdikten sonra ada gezimize devam edelim. 2.gün, Girne-Lefkoşe-Geçitkale-Boğaz-Yeni Erenköy-Dip Karpaz yolundan, adanın uç bölgesinde yer alan Karpaz Milli Parkı ve Parkın içindeki Apostolos Andreas Manastırına kadar gittik.

Yolumuzun üzerinde, Kıbrıs Barış Harekatı sırasında kullanılan ama şimdi terkedilmiş Geçitkale Havalimanı, Yeni Erenköy’de KKTC’de ilk yabancı yatırım olduğu söylenen Karpaz Gate Marina’yı gördük. Karpaz Gate Marina, İnce uzun Karpazlar burnunun Türkiye tarafında. Dip Karpaz yerleşiminde tarihi eserler mevcut. Ada’nın doğusundaki son nokta ise şu an restorasyonun devam ettiği, Apostolos Andreas Manastırı. Dip Karpaz Milli Parkı kapısından itibaren sizi, serbest dolaşan Kıbrıs’ın ünlü eşekleri karşılıyor. 15.y.y.’den kalma Apostolos Andreas Manastırına Kıbrıs Rum tarafından günlük turlar ile yoğun bir ziyaretçi akını var.

Apostolos Andreas Manastırına giderken yolunuz üzerindeki tabelaları takip ederseniz başka bir dünya cennetine ulaşırsınız. Golden Beach, Dip Karpaz’daki Caretta Caretta Kaplumbağalarının tüm Akdeniz havzası içerisinde ender yumurtlama alanlarından birisi.

Dip Karpaz’dan sonra rotamız Gazi Mağusa. Kıbrıs’ın en büyük Liman şehri. Ayrıca Kıbrıs’ın en büyük üniversitesi olan Doğu Akdeniz Üniversitesi burada.

1974 Gazi ünvanı ile taçlandırılan Gazimağusa tarihi MÖ.3 y.y. kadar gidiyor. Yüzyıllardır önemli bir liman kenti ve birçok medeniyeti barındırmış. Şehirde gezilecek çok önemli tarihi eserleri sıralarsak. Mağusa Limanı, Liman Surları, Othello Kalesi, Katolik Aziz Nikolas Katedrali’nden camiye çevrilen Lala Mustafa Paşa Camii, Namık Kemal Zindanı ve Müzesi, Sinan Paşa Camii (St. Peter ve St. Paul Katedrali), Aziz Barnabas Manastırı, Salamis Antik Kenti.

Ve hemen bitişiğinde yıllardır Rumlar ile aramızda itilaf konusu olan Maraş bölgesi. Maraş, şu anda gün içinde halkın denize girmesine izin verilen asker kontrolünde kapalı bir bölge. Sahil boyunca 50 yıla yakın kullanılmayan binalar, harbe ve hayalet durumunda.

Gazimağusa’dan ayrılmadan önce Liman’daki Petek Pastanesinde çeşit çeşit lokumları tatmayı ve dostlarınız için almayı ihmal etmeyiniz.

Ocak ayının sonunda pırıl pırıl bir güneş altında, sabah Girne Kalesini gezdik. Çok önemli eserleri ve batık gemileri barındıran, nefis mimari yapısı ile Girne Kalesini hakkı ile gezmek için yarım gününüzü ayırmanız gerekli. Öğleden sonrasını da başkent Lefkoşe’ye ayırdık. Sık sık gündeme gelen Lokmacı Kapısını gördük. Kıbrıs Türk Vatandaşları ve Rumlar bu kapılardan günü birlik geçerek, çalışma, alış-veriş ve turistik amaçlı ziyaretler yapabiliyorlar. Ancak biz, Türk Vatandaşlarına yasak!

Kıbrıs gezimizi toparlar isek, gerek ada içi gerek ise ada kıta sahanlığı açısından, jeo-politik açıdan son derece stratejik bir durum söz konusu. Kıbrıs adeta Anadolu yarımadası altında yumuşak bir karın bölgesi gibi.

Kıbrıs Türküne, tarihi boyunca en önemli soluğun verildiği 1974 Harekatından sonra değil 43 yıl, binlerce yıl bile geçse vazgeçilemeyecek bir milli davamızdır Kıbrıs. Ancak hiçbir zaman Kıbrıs’a 82. Vilayet gözü ile bakılmaması, Kıbrıs’ın eğer taraflar eşit şartlarda anlaşabiliyor ise ortak, yoksa KKTC olarak tam bağımsız devlet olarak uluslararası platform’da yerini almasına çalışmak, sonuna kadar pes etmemek Türkiye’nin görevidir.

Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşları olarak, Kıbrıs’a her fırsatta gidelim, oraya olan ilgi ve desteğimizi her zaman sürdürelim.

Bu yazımı, Çocuklarımızın aydınlanması için, vatan için görev yaparken, Haziran 2017’de Batman’da kahpeçe şehit edilen gencecik öğretmenimiz, Şenay Aybüke Yalçın’ın anısına armağan ediyorum.

“”Mağusa limanı, limandır liman amman amman
Mağusa limanı, limandır liman amman amman

Beni öldürden de yoktur din iman
Beni öldürden de yoktur din iman

Uyan Alim uyan, uyanmaz oldun
Yedi bıraç yarasına dayanmaz oldun

Uyan Alim uyan, uyanmaz oldun
Yedi bıraç yarasına dayanmaz oldun
İskeleden çıktım yan basa basa
İskeleden çıktım yan basa basa

Mağusaya vardım, kan kusa kusa
Mağusaya vardım, kan kusa kusa

Uyan Alim uyan, uyanmaz oldun
Yedi bıraç yarasına dayanmaz oldun

Uyan Alim uyan, uyanmaz oldun
Yedi bıraç yarasına dayanmaz oldun””

Yorumlar (1) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle

Süheyla Ayırga

27 Kasım 2017 11:20
Yazınızdan izlenimlerinizi beğeniyle okudum .Gözlemlerinizdende belirttiğiniz gibi sadece kumar adası olarak hatırda kalınmamalı .Doğa,Kültür, güzelliklerini gölgeleyen siyasi çözümsüzlükler aşılırsa çok güzel turizm adamız olur. .Teşekkürler.