Helâl İle Haram

15 Eylül 2018 11:08

Gencin birisi Kâbe’de hep, “Ey doğruların yardımcısı olan Allah’ım, Ey haramdan sakınanların yardımcısı olan Allah’ım, sana hamdü sena ederim,” diye dua edermiş.



Bu durum birisinin dikkatini çekmiş,

 “Neden hep aynı duayı yapıyorsun, başka bir dua bilmiyor musun?” demiş.

O da anlatmış:

“Yedi sekiz sene önce yine Kâbe’de iken içi altın dolu bir torba buldum. Tam bin altın vardı. İçimden bir ses:

‘Bu altınlarla, şunları şunları yaparsın’ diyordu.

‘Hayır’ dedim kendi kendime. Bu benim değil. Başkasının malı, kullanmam haram olur dedim.

Bu sırada birisi,

‘Şöyle bir torba bulan var mı?’ diye bağırıyordu. Çağırdım onu.

‘Nasıl bir torbaydı? İçinde ne vardı?’ diye sordum.

Torbayı tarif etti ve ‘İçinde bin altın vardı’ dedi.

‘Torban burada.’ diyerek verdim.

Adam torbayı açıp bana otuz altın verdi.

Pazara gittim. Temiz yüzlü genç bir esiri överek satıyorlardı. Gencin temizliği dikkatimi çekti.

Yanlarına gittim,

‘Bu köle için ne istiyorsunuz?’ dedim. ‘Otuz altın dediler’. Adamdan aldığım otuz altını verip genci satın aldım. Bir iki yıl geçti. Genç çok çalışkan, çok edepli idi. Onu aldığıma çok memnun olmuştum. Bir gün onunla giderken karşıdan iki üç kişi geliyordu. Genç bana dedi ki,

‘Efendim, ben Fas emirinin oğluyum. Bu gelenler babamın adamları. Beni buldular. Senden beni satın almak isterler. Sen iyi bir insansın. Onlara otuz bin altından aşağıya satma.’ dedi. O kişiler yanıma geldi.

‘Bu esiri bize satar mısın?’ dediler. ‘Satarım.’ dedim. ‘Altmış altın verelim.’ dediler. Ben de ‘Olmaz.’ dedim.

‘Sen bunu pazardan otuz altına almadın mı? Biz sana iki mislini veriyoruz’ dediler.

‘Öyleyse gidin pazardan alın.’ dedim. Arttıra arttıra yirmi bin altına kadar çıktılar. ‘Otuz bin altından aşağı olmaz’ dedim. Çaresiz kabul ettiler. Ben o otuz bin altın ile işyerleri açtım. Ticaret yaptım. Daha çok zengin oldum. Bir gün bana arkadaşlarım,

‘Çok zengin bir ailenin iyi bir kızı var. Babası yeni vefat etti. Onunla seni evlendirelim.’ dediler.

 

Ben de ‘Olur.’ dedim. Nikâh kıyıldı. Deve yükleri çeyizini getirdiler. Çeyiz arasında bir torba dikkatimi çekti. Kıza, ‘Bu nedir?’ dedim.

‘İçinde 970 altın var. Babam Kâbe’de bunu kaybetmiş. Bulan gence otuzunu vermiş. Kalanını da bana hediye etti. Çeyizine koyarsın dedi’ diye anlattı.

Demek ki bulduğum altınlar benim rızkım imiş. Vermese idim haram yoldan gelecekti. Şimdi helal yoldan yine bana geldi. Bana yardım edip haramlardan koruyan, nice nimetler ihsan eden yüce Rabbime hamd ederim.

Allah kimseyi doğru yoldan ayırmasın.Allah, bana haram lokma nasip etmesin.”

***

BİRAZ DA GÜLELİM:

Fidye

Evli adam sevgilisi ile bir restoranda romantik yemek yemiş.

Daha sonra kadının evine gitmişler.

Gece sohbetinden sonra içtiği şarabın da etkisiyle adam, uyuya kalmış.

Sabahın üçünde kendine gelince karısının ortalığı ayağa kaldırıp onu parçalayacağının bilincinde yataktan zıplamış, fırlamış sokağa...

Dalmış bir telefon kulübesine,

“Karıcığım... Tanrıya çok şükür, inanamayacaksın ama benim” demiş titreyerek,

“Bir telefon kulübesinden arıyorum. Fidye istedilerse kesinlikle ödemeyin tamam mı? Tamam mı? Şimdi ellerinden kaçtım, geliyorum bir tanem!”

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle