Bir Atatürk Sınavı

08 Mart 2021 10:35

Tarih 28 Haziran 1933’ tür. Ankara Erkek Lisesi bahçesinde öğrenciler toplanmış, heyecanla okula gelecek heyeti beklemektedir.



Kapıya siyah bir resmî araç yanaşır. İçinden önce Maarif Vekili Reşit Galip, Başyaverler Celâl Üner ve Salih Bozok iner. Son olarak ise Mustafa Kemal Atatürk… İşte o an öğrenciler coşkuyla Ata’larını alkışlar, Gazi ise evlâtlarını selâmlayarak okula girer.

O gün okulun bitirme sınavları vardır, Atatürk de bu sınavda bulunmak istemiştir. Öğrenciler teker teker sınav komisyonunun önüne çıkacak ve sınava tâbi tutulacaktır.

İlk giren birkaç öğrenciden sonra sıra Aydın adındaki bir genç lise öğrencisine gelir, sınava giren öğrenci içeride bir saate yakın kalır. Oysa ilk giren öğrenciler içeride fazla kalmamışlardır. Doğal olarak dışarıda bekleyen öğrenciler içeride neler olduğunu çok merak ederler.

Şimdi o anları, sınava tabi tutulan Aydın’ ın ağzından dinleyelim:

“…-Benim sınavımı bizzat Atatürk yaptı. Ben içeri girdiğimde Atatürk öğretmenlere Don ve Volga ırmakları ile ilgili sorular soruyordu. Sorduğu soruya kimse cevap veremedi. Atatürk'ün hemen sağında oturan Afet Hanım soruyu bana sormasını Atatürk'e teklif etti. Atatürk'te bunu uygun buldu. Hafif bir baş işareti ile soruyu bana sordu. Teşebbüs Sokullu Mehmet Paşa zamanına aitti. Bir mevsim böyle bir kanalın açılma çalışmaları yapılmış fakat ertesi yıl çalışmalara devam edilmeyerek proje yarım bırakılmıştı. Atatürk bu cevap üzerine fiili soruyu sormuştu.

‘Böyle bir kanalın açılması siyasî ve iktisadî açıdan ne gibi anlamlar taşıyabilir ve ne gibi sonuçlar doğurabilirdi? Ayrıca doğal şartlar ve teknik olanaklar açısından durum neydi? Ve bunun gibi tecrübelerimiz ve geleceğe ilişkin tasarruflarımız var mıydı?’

İşte bütün bunlar Atatürk'ün bana sormuş olduğu sorulardan bir kaçıydı.

Bir sorunun cevabı ve maiyeti ikinci bir soruyu akla getirmişti.

Bunlardan biri ‘Rusya'da Sovyet sosyalist rejimin kurulmasında bizim etkimiz olmuş mudur?’ sorusu idi.

Sınav sırasında üç defa yazı tahtasına ve harita başına kalkındı.

Atatürk sınav boyunca bana çok kibar davrandı.

Sınav boyunca sanki kendisiyle eşit tutuyormuş gibi konuşması özellikle dikkatimi çekmişti. Ben çıktıktan sonra sınav salonunda bulunanlara cevaplarımdan açık şekilde memnun kaldığını ifade etmiş diğer arkadaşlarıma not verirken benim sınav kâğıdıma ‘çok iyi’ notu düşmüş, benim hakkımda hocalardan biraz bilgi istemiş... Daha sonra Reşit Galip Bey'e dönerek, ‘Bu genç pek zeki, zaman kaybetmeden yurt dışına tahsile yollayalım.’ demiş.”

Lise öğrencisi Aydın, ertesi gün Okul Müdürü’ nün odasına çağrıldı. İçinde bizzat Atatürk'ün yazdığı gurur mektubu kendisine verildi. Aydın, devlet bursuyla yurt dışına gönderildi, Amerika’ da Harvard’ a girdi. Onun bilim tarihine yönelmesini bizzat Atatürk istemişti.

Aydın, bilim tarihi üzerine dünyada ilk doktorayı yapan kişi unvanını kazandı. Hemen sonra Türkiye'ye gelip bilim tarihi kürsüsünü kurdu. Uluslararası Bilim Tarihi Kurumu üyesi ve Türk Kütüphaneciler Derneği’nin şeref üyesi olan Aydın Sayılı, TÜBİTAK Hizmet ödülü ve Copernicus’le ilgili çalışmalarından dolayı Polonya hükümeti tarafından verilen Copernicus madalyasının sahibi idi. Unesco gibi dünyanın birçok kurumlarından ödüller aldı. Binlerce Türk gencini yetiştirdi.

Günümüzde, Beş Türk lirasının arka yüzünde resmi görülen Ord. Prof. Aydın Sayılı, Atatürk’ ün sınavda çok beğendiği ve yurt dışına burslu gönderilmesini sağladığı Aydın adındaki lise öğrencisidir.

Ord. Prof. Aydın Sayılı, Cumhuriyetin ilk yıllarında, “Sizleri bir kıvılcım olarak yolluyorum, bir alev topu olarak gelip yurdu aydınlatmalısınız” diyerek yurtdışına yolladığı gençlerden sadece biridir.

Aydın Sayılı’nın başta doktora tezi olmak üzere hemen bütün eserleri İslâm dünyası ve Müslüman Türkler’ in felsefesi ve özellikle ilmî faaliyetleri üzerinedir. Bunlar arasında, rasathânelerin ilk defa İslâm ülkelerinde kurulduğunu gösterdiği ve buralarda çalışan âlimlerle ilgili bilgi verdiği The Observatory in Islam adlı eserinin ayrı bir yeri vardır. Özellikle bu konuya Türkler’ in yaptığı katkıları ilk defa belgeleriyle ortaya koymuştur.

İngilizce, Fransızca, Almanca, Farsça ve Arapça bilen Ord. Prof. Aydın Sayılı, 1993’te yaş haddi sebebiyle bu görevinden ayrıldı ve aynı yıl 15 Ekim’de vefat etti. Saygı ve rahmetle anıyorum, nur içinde yatsın!

Elinize beş Türk lirası geçerse, lütfen arkasına bakın!

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle