M. Kemal Paşa’yı Anadolu’da İlk Karşılayanlar

M. Kemal Paşa’yı Anadolu’da İlk Karşılayanlar

19 Mayıs 1919’ da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Paşa’ yı Anadolu’ da ilk karşılayanlar arasında din adamlarının varlığı dikkat çekicidir.

Şimdi, o günkü olaylara tanık olanların anlattıklarına bir göz atalım:

“...Hasta olan mutasarrıf evinden çıkmadığı için 9 uncu Ordu Müfettişi’ni karşılamaya gelmedi. Belediye Reisi yok. Vekâlet eden kişi de Çarşamba’ da arazisinin bulunduğu köydedir. Belediye Meclisi’nden bir kişi, Hacı Molla, Mustafa Kemal Paşa’ ya şehir namına ‘Hoş geldiniz’ dedi.”

“...Mustafa Kemal Paşa, 25 Mayıs 1919 akşamüstü Havza’ ya geldi. Ertesi günü, başlarında ulemadan Hacı Mustafa Efendi’ nin bulunduğu bir heyet kendisini ziyaret ederek memleket meseleleri hakkında görüşmelerde bulundular. Bu kişiler diğer bir gece, Belediye Reisi’ nin evinde toplanarak Müdafaa-i Hukuk Heyeti’ ni kurdular.”

9 uncu Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, karargâhıyla Amasya’ ya geldiği 15 Haziran 1919 günü kendisini karşılayanların başında Müftü Tevfik ve Vaiz Abdurrahman Kâmil Efendiler bulunuyordu.

Mustafa Kemal Paşa’nın karargâhında bulunan Binbaşı Hüsrev  (GEREDE) Bey, karşılamayı şöyle anlatmaktadır:

“...En gönülden ve coşkun karşılama Amasya’ da oldu. Başlarında Müftü Efendi’ nin olduğu beldenin mümtaz heyeti bizi şehrin dışında karşıladı. Saraydüzü’ ndeki bu merasim Paşa’ nın gözlerini yaşarttı. Müftü Efendi’ nin itimat telkin eden beşuş ve nuranî çehresiyle ilerleyerek Paşa’ ya yüksek sesle:

- Paşam... Bütün Amasya emrinizdedir. Gazanız mübarek olsun, dedi.

Asla beklemediğimiz bu hitap, aynı zamanda istikbalin teşhisi idi. Peşinden elini uzatan bu mübarek insanın elini öpmek ister gibi eğildi. O üzerinde üniforması olan Anafartalar kahramanını muhabbetle kucakladı ve yanında bulunanları birer birer tanıttı.  Millî Mücadele’ de ilk defa bütün bir şehir safhalarını öğrenme ihtiyacını duymadan, çetinliği besbelli vatan kurtuluşu mücadelesinin bayrağını açma kararındaki bir evlâdının safına katılıyor ve bunu mübarek bir din adamının rehberliği, delâleti, öncülüğü ile yerine getiriyordu.”

Müftü Efendi’nin sağladığı huzur, güven ve olanaklar sayesinde Misak-ı Millî’ nin temeli olan tarihi Amasya Protokolu, 21 Haziran 1919’ da burada yayınlandı.

Mustafa Kemal Paşa, Erzurum’ a varmadan Ilıca’ da bir heyet tarafından karşılandı. Bu heyetin başında Vilayat- ı Şarkiyye Müdafaa- i Hukuku Milliye Erzurum Şubesi Başkanı Raif Hoca vardı.

Sivas’ta da Mustafa Kemal Paşa’ yı ilk karşılayanlar arasında Müftü Abdurrauf Efendi bulunuyordu. Müftü Efendi’nin bu konudaki çalışmalarını Vali Reşit Paşa, hatıratında şöyle anlatmaktadır:

“...Sivas Kongresi’nin hazırlıklarıyla, Kolordu Komutanı Miralay İbrahim Tali Bey, sabık Mebus Rasim Bey, Müftü Abdurrauf ve Emir Paşa gibi kişiler meşgul oluyorlardı. Müftü, Erzurum yolcularını parlak bir karşılama merasimi yapmak vazifesini almıştı. Cübbesinin eteklerini toplayarak ev ev, dükkân dükkân dolaşıyordu.”

Mustafa Kemal Paşa’nın Sivas’ta oturup dinlenebileceği, çalışacağı ve yatacağı odaya konacak eşyayı Müftü Abdurrauf Efendi ve arkadaşları evlerinden getirmişlerdi.

Mustafa Kemal Paşa, 2 Eylül 1919’ da, Kongre için Sivas’ a gelmişti. Paşa, Kongre sonrası da bu kentte kalarak çalışmalarını 18 Aralık 1919 tarihine kadar buradan sürdürdü. Bu tarihte Mustafa Kemal Paşa, Rauf (ORBAY) Bey, Büyükelçi Ahmet Rüstem,  Mazhar Müfit (KANSU) Bey, Hakkı Behiç beyler ve diğer çalışma arkadaşlarından oluşan Heyeti Temsiliye, Ankara’ ya gitmek üzere şehirden ayrıldı. Heyet, 19 Aralık 1919 günü akşamüzeri Kayseri’ ye ulaştı.

Kayseri’ye girişinde Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarını, Müdafaa- i Hukuk Cemiyeti Başkanı Müftü Ahmet Remzi Efendi başta olmak üzere cemiyetin tüm üyeleri, ihtiyat zabitan üyeleri, devlet memurları, Kayseri’ nin seçkin ulemasından Kızılcıklı Hacı Kasım Efendi, okul öğrencileri ve öğretmenleri karşıladı.

Mustafa Kemal Paşa, 20 Aralık 1919 günü, halkla ve özellikle ulema ile toplu bir halde görüşmek istediğinden, başta Kızıklı Hacı Kasım Efendi olduğu halde, ilmiye sınıfının ileri gelenleri, bazı tüccar ve esnaf, Raşit Efendi Kütüphanesi’ nde toplandılar. Mustafa Kemal Paşa, burada, memleketin içine düştüğü kötü durumdan ancak birlik ve beraberlik içerisinde milletçe kurtulacağını söyledi ve onlardan yardım istedi. Toplantıda bulunanlar da, gerekeni yapacaklarını ve kendisini destekleyeceklerini söylediler.

Heyeti Temsiliye, Kayseri’ den 21 Aralık 1919 günü sabah ayrıldı ve aynı gece Mucur’ a geldi. Gece, hükümet binasında toplanan Mucur’ un ileri gelenleriyle toplanılarak görüşüldü.

Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşları, 22 Aralık 1919 sabahı, Hacıbektaş’a gitmek üzere Mucur’ dan ayrıldı. Zira Hacıbektaş’ ta Alevilerin bağlı olduğu Çelebi Cemalettin Efendi ile Hacıbektaş Dede Postu Vekili Niyazi Salih Baba bulunuyordu. Ankara yolcuları burada, anılan kişiler tarafından içtenlikle karşılandı. Mazhar Müfit (KANSU) Bey, burada geçen olayları şöyle anlatır:

“…Paşa, Çelebi Cemalettin Efendi ile görüşerek tamamen Kuvayı Milliye’ ye taraftar olduğuna dair söz aldı ve buraya gelmekten maksadımızda hâsıl oldu.  Bu müzakereler pek uzun sürmedi.  Çelebi Efendi derhal vaziyeti kavradı ve adamlarına lâzım gelen talimatı vereceğini vaat etti. Paşa’ nın, vaziyet ve giriştiğimiz mücadele hakkında verdiği tafsilât Çelebi’ nin nazarı dikkatini celp etti. Hatta Çelebi, daha ileri giderek cumhuriyet taraftarlığını ihsas ettirdi ise de Paşa, zamanı olmayan bu mühim mesele için müspet veya menfi bir cevap vermeyerek gayet tedbirli bir surette müzakereyi idare etti. Anlaşılıyor ki, Cemalettin Efendi cumhuriyete taraftar. Hele Salih Baba, hür fikirli, çok ileri bir zat... Ertesi gün, Hacı Bektaş Türbesi ziyaret edildi ve Salih Baba’ nın öğle yemeği davetinde bulunduk. Salih Baba, türbenin ve dergâhın her tarafını gezdirdi. Meydan Evi denilen mahalde yere küçük ve alçak bir masanın üzerine konulan büyük bir sininin etrafına oturduk. Hepimizin önünden dolaşan uzun bir havlu, yemekte çatal, bıçak vardı. Çok nefis bir yemek... Can denilen müritler pek mükemmel ve sessizce hizmet ediyorlardı. Doğrusu yemekteki bu intizama hayret ettik. Yemeği müteakip ucu zıvanalı sigaralar ve kahveler de ikram edildi. O gün akşamüzeri Mucur’ a avdet edileceğinden, hareket zamanına kadar hoş bir sohbet ile vakit geçirildiği gibi, Çelebi ile Baba arasındaki ihtilaf bir derece halledilir bir şekle konuldu.”

Nihayet iyi bir intiba ile Hacıbektaş’ tan ayrılan Heyeti Temsiliye, 23 Aralık akşamı tekrar Mucur’ a geldi. Başlarında Müftü İsmail Hakkı Efendi’ nin bulunduğu bir kalabalık, heyeti karşıladı.  Müftü Efendi önce bir dua okuyor, cemaatin âmin sesleri arasında zafer niyaz ediliyordu.

Heyeti Temsiliye, 24 Aralık 1919 günü Mucur’dan Kırşehir’e geldi.

Kırşehir’ den 24 Aralık 1919 günü ayrılan Heyeti Temsiliye, Kaman, Çiçekdağı ve Beynam’ dan sonra, 27 Aralık 1919 günü Ankara’ ya ulaştı. Mustafa Kemal Paşa ve heyet üyelerini Ankara’da karşılayanlar arasında yine din adamları ön plandaydı. Mahmut GOLOĞLU, o günü şöyle anlatır:

“...Vali Vekili Yahya Galip Bey’ le, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Başkanı ve Ankara Müftüsü Rıfat Efendi, Mustafa Kemal Paşa’ yı olağanüstü bir şekilde karşılamak ve bu arada Ankara’ daki İngiliz ve Fransızlara da Kuvayı Milli’ nin gücünü göstermek için geceli gündüzlü çalışarak, bölgedeki bütün seğmenlerin karşılama törenine katılmalarını sağlamaya uğraşmışlardı. “

Şüphesiz yeri geldikçe, tarih sayfalarını aralamaya devam edeceğiz.

AHMET AKYOL, YALOVA, 20 Mayıs 2017

Yorumlar (0) / Onay bekleyen (0)

Yorumunuz site yönetimi tarafından kontrol edildikten sonra görünecektir.

Yorum Ekle